Bazen en zor olanı o ilk adımı atmaktır, değil mi? Boş bir sayfa hem sonsuz olasılık hem de hafif bir baskı hissettirir. Ne yazacağın tamamen o anki ruh haline bağlı ama gel şu “yazma tıkanıklığını” birlikte kıralım.
İşte o anki enerjine göre seçebileceğin birkaç yol:
1. Zihin Boşaltma
Şu an aklından geçenleri, ne kadar saçma ya da kopuk olursa olsun, sansürlemeden kağıda/ekrana dök.
- Örn: “Şu an buradayım, kahve soğumuş, neden yazmam gerektiğini bilmiyorum ama klavyenin sesi güzel…”Bu yöntem, zihnindeki asıl önemli düşüncenin su yüzüne çıkmasını sağlar.
2. Geleceğe veya Geçmişe Bir Not
- 5 Yıl Sonraki Kendine: Şu anki korkuların, hayallerin ve en sevdiğin şarkı ne? Gelecekteki “sen” bunları okuduğunda ne hissedecek?
- 10 Yaşındaki Haline: Ona bugün bildiğin ama o zaman bilseydin hayatını kolaylaştıracak tek bir tavsiye ver.
3. Gözlem ve Detay
Hemen şu an bulunduğun odada/mekanda gözüne çarpan üç nesneyi seç. Bunların senin için bir anlamı var mı? Yoksa sadece orada mı duruyorlar?
- Örn: Masadaki yarım su bardağı, sönük bir lamba ve eski bir kitap ayracı. Bu üçü bir hikayenin parçası olsaydı ne olurdu?
4. Şükran veya Şikayet Listesi
- Şükran: Bugün seni gülümseten en ufak bir şeyi yaz.
- Şikayet: Seni gerçekten gıcık eden o şeyi (trafik, soğuk hava, bitmeyen işler) en dramatik şekilde kağıda dök. Deşarj olmak iyidir!
Küçük bir ipucu: Mükemmel bir şey yazmaya çalışma. Sadece yazmaya başla. İlk cümle genellikle en kötüsüdür, ama ikinci cümle için ona ihtiyacın var.
Yazıyı ai ile yaptım okuduğun için teşekkürler.

Bir yanıt yazın